Yayın tarihi:
İkamet izni başvurularında tercüme kaynaklı sorunların çoğu üç noktada toplanır: apostil şerhi alınmadan çeviri yaptırmak, pasaporttaki ad-soyad yazımıyla çeviride geçen yazımın birbirini tutmaması ve noter onayı gerektiren bir belgeyi yalnızca tercüman kaşesiyle sunmak. Bu hatalar belgenin içeriğiyle ilgili olmadığı için başvuru sahibi genellikle randevu gününde fark eder. Doğru sıra şudur: belgenin aslı düzenlenir, gerekiyorsa apostil veya konsolosluk tasdiki alınır, en son yeminli tercüme ve noter onayı yapılır.
İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ndeki randevuda memur, önüne gelen çeviriyi içerik olarak değil biçim olarak inceler. Belgenin aslı var mı, üzerindeki apostil şerhi çevriye dahil edilmiş mi, noter onayı yerinde mi, isim pasaporttaki gibi mi yazılmış — bakılan şey budur. İçerik zaten doğrudur; sorun neredeyse her zaman usulden çıkar.
Bu da can sıkıcı bir sonuç doğurur: başvuru sahibi belgeyi ülkesinden getirtmiş, çevirtmiş, randevu almış ve tek bir eksik yüzünden ikinci bir randevu beklemek zorunda kalmıştır. Aşağıdaki hatalar, önceden bilindiğinde tamamen önlenebilir.
En sık karşılaşılan karışıklık bu. Apostil şerhi belgenin aslına vurulur ve belgeyi düzenleyen ülkedeki yetkili makam tarafından verilir. Türkiye'de yaptırdığınız bir çeviriye o ülkenin apostili alınamaz.
Doğru sıralama şöyledir:
Apostilin çevrilmemesi ayrı bir hatadır. Şerh belgenin üzerinde duran resmi bir parçadır; çevirinin dışında bırakıldığında dosya eksik sayılabilir. Tercümana belgeyi verirken "arka yüzdeki mührü de çevirin" demenize gerek kalmaması için, çeviriyi baştan belgenin tamamı üzerinden yaptırın.
Apostilden sonra belgede herhangi bir düzeltme yapılırsa şerh geçerliliğini yitirir. Ad yazımında hata fark ettiyseniz belgeyi yeniden düzenletip apostili tekrar almanız gerekir; çeviride düzeltmek çözüm değildir.
Kiril, Arap veya Fars alfabesiyle düzenlenmiş belgelerde ad ve soyadın Latin harflerine aktarımı tek biçimli değildir. Aynı isim bir çeviride "Muhammad", diğerinde "Mohammed" olarak yazılabilir. Göç İdaresi ise yalnızca tek bir referansa bakar: pasaportun kimlik sayfasındaki yazım.
Bu yüzden tercüme bürosuna belgeyi teslim ederken pasaportun fotokopisini de verin. Doğum belgesindeki, evlilik belgesindeki ve adli sicil kaydındaki isimlerin hepsi pasaporttaki yazımla birebir aynı olmalıdır. Baba adı, anne adı ve doğum yeri için de aynı kural geçerli.
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Belgeyi apostilsiz çevirtmek | Çeviri geçerli, belge geçersiz sayılır | Apostil önce alınır, sonra çeviri yapılır |
| Sadece tercüman kaşeli çeviri sunmak | Resmi kurum kabul etmeyebilir | Yeminli tercümenin noterde onaylatılması |
| Fotokopi üzerinden noter onayı istemek | Noter işlemi yapmaz | Belgenin aslı notere ibraz edilir |
| Apostil şerhinin çevrilmemesi | Eksik evrak | Şerh, mühür ve kaşeler dahil tam çeviri |
| Eski tarihli adli sicil kaydı | Güncel değil gerekçesiyle iade | Başvuruya yakın tarihte yeniden alınması |
| İsim yazımının pasaportla uyuşmaması | Kimlik eşleşmemesi | Pasaport yazımının esas alınması |
Adli sicil kaydı, doğum kaydı örneği ve medeni hal belgesi gibi evraklar "anlık durum" gösterir. Ülkenizden üç ay önce aldığınız bir adli sicil kaydı, randevu gününde artık güncel kabul edilmeyebilir. Burada kritik olan nokta şudur: sürenin saati, belgenin düzenlenme tarihinden işler, çevirinin yapıldığı tarihten değil.
Yani belgeyi erken alıp geç çevirtmek size zaman kazandırmaz. Tersini yapın — belgeyi başvuruya yakın bir tarihte temin edin, apostilini alın, Türkiye'ye geldiğinizde çevirtin.
Üniversitenin verdiği öğrenci belgesi Türkçe düzenlendiği için çeviri gerektirmez. Çeviri ihtiyacı, yurt dışından getirilen diploma, transkript veya denklik dosyasındaki belgeler için doğar. Bu belgeleri YÖK süreciyle ikamet dosyası için ayrı ayrı hazırlamak yerine, noter onaylı nüsha sayısını baştan fazladan istemek daha pratiktir.
Evlilik belgesi ve varsa çocukların doğum belgeleri buranın omurgasıdır. Yurt dışında yapılmış bir evliliğin Türkiye'de nüfusa tescil edilmiş olması, belgenin çevirisine olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir; tescil yoksa apostilli evlenme belgesinin noter onaylı çevirisi istenir. İki durumdan hangisinde olduğunuzu nüfus müdürlüğünden teyit etmeden çeviri siparişi vermeyin.
Çalışma izni ve ikamet izni dosyaları çoğu zaman aynı belge setinden beslenir ama farklı kurumlara sunulur; bu da nüsha ve onay türü farkı yaratır. Süreci tek elden yürütmek isteyenler için ikamet ve çalışma izni başvurularında belge hazırlığı hizmetimiz, hangi belgenin hangi onay zinciriyle hazırlanacağını baştan planlamayı kolaylaştırır.
e-ikamet sistemine yüklediğiniz taramalarla randevuda ibraz ettiğiniz fiziksel belgeler aynı olmalıdır. Sisteme onaysız bir çeviriyi yükleyip randevuya noter onaylı nüshayı götürmek, iki belge arasında tarih ve içerik farkı doğuruyorsa sorun çıkarır.
Noter, çevirinin doğruluğunu değil, çeviriyi yapan yeminli tercümanın imzasını onaylar. Bunun için de çevirinin dayandığı belgenin aslını görmek ister. Elinizde yalnızca taranmış bir PDF varsa noter onayı çıkmaz. Ülkenizden belge getirtirken bunu hesaba katın: kargoyla gelen ıslak imzalı nüsha, e-postayla gelen taramadan çok daha kıymetlidir.
Bir başka ayrıntı, nüsha sayısı. Aynı belgenin noter onaylı çevirisini Göç İdaresi'ne, üniversiteye ve bankaya ayrı ayrı vermeniz gerekebilir. Noterde ek nüsha çıkarmak, süreci baştan başlatmaktan her zaman daha hızlıdır — çeviriyi yaptırırken kaç yerde kullanacağınızı söyleyin.
Apostil, yeminli tercüme, noter onayı… hangisi ne demek?
Tercüme Terimleri Sözlüğü