Yayın tarihi:
Simultane tercümede çevirmen konuşmacıyı dinlerken eş zamanlı olarak çeviri yapar; dinleyiciler kulaklıktan takip eder ve toplantı hiç durmaz. Ardıl tercümede ise konuşmacı birkaç cümlede bir durur, çevirmen not aldığı bölümü aktarır; bu yöntem toplantı süresini yaklaşık iki katına çıkarır ama ekipman gerektirmez. Kalabalık, çok dilli ve programı sıkışık organizasyonlarda simultane; iki taraflı görüşmelerde, noter ve mahkeme işlemlerinde, fabrika gezilerinde ardıl tercüme tercih edilir.
Fark yalnızca "aynı anda" ile "sırayla" arasında değil. İki yöntem çevirmenin çalışma biçimini, salonun kurulumunu, toplantının uzunluğunu ve kaç tercümana ihtiyaç duyulacağını baştan belirler.
Simultane tercümede çevirmen ses yalıtımlı bir kabinde oturur, konuşmacıyı kulaklıktan dinler ve mikrofona çevirir. Dinleyiciler istedikleri dil kanalını alıcılarından seçer. Konuşmacı hiç beklemez, sunumunu normal hızında bitirir. Bu yoğunluk insanın dikkat kapasitesini zorladığı için kabinde iki tercüman görev yapar ve belirli aralıklarla dönüşümlü çalışırlar.
Ardıl tercümede çevirmen konuşmacının yanındadır. Konuşmacı 1-5 dakikalık bir bölümü tamamlar, durur; tercüman bu sırada tuttuğu notlarla bölümü hedef dilde aktarır. Kabin yok, kulaklık yok, kanal yok. Buna karşılık her cümle iki kez söylendiği için bir saatlik içerik iki saate yayılır.
| Ölçüt | Simultane | Ardıl |
|---|---|---|
| Zamanlama | Konuşmayla eş zamanlı | Konuşmacı durduktan sonra |
| Toplantı süresine etkisi | Süre değişmez | Süre yaklaşık ikiye katlanır |
| Ekipman | Kabin, konsol, mikrofon, alıcı-kulaklık | Gerekmez; geniş salonda yaka mikrofonu yeterli |
| Tercüman sayısı | Dil başına iki kişi | Kısa işlerde tek kişi yeterli olabilir |
| Dil sayısı | Kanal başına ayrı kabinle çoğaltılabilir | Her ek dil süreyi yeniden uzatır |
| Dinleyici etkileşimi | Tercüman fiziksel olarak uzakta | Tercüman masada, soru-cevap doğal akar |
Programı dakikası dakikasına planlanmış bir kongrede ardıl tercüme kullanmak mümkün değildir; oturumlar taşar, sunum sahipleri süresini kaybeder. Aynı şekilde salonda üç veya dört dil konuşuluyorsa ardıl yöntem toplantıyı sürüncemede bırakır.
Çevrim içi toplantılarda da simultane mümkündür. Zoom, Teams gibi platformlarda ayrı tercüme kanalı açılır; kabin yerine tercüman kendi çalışma ortamından bağlanır. Bu durumda kritik nokta konuşmacıların kulaklıklı mikrofon kullanması ve ses kalitesidir. Bilgisayarın dahili hoparlöründen gelen yankılı ses, kabin tercümanının işini yapamaz hale getirir.
Simultane kabin, kulaklık ve konsol kiralaması tercümanlık hizmetinden ayrı bir kalemdir. Salon anlaşmasını yaparken ekipmanın mekân tarafından mı sağlandığını, sağlanmıyorsa kaç alıcı gerektiğini önceden netleştirin.
Katılımcı sayısı azaldıkça ve konuşma karşılıklı hale geldikçe ardıl yöntem öne geçer. İki şirket yöneticisinin masa başı görüşmesinde kabin kurmanın anlamı yoktur; kulaklık takmak ortamı gereksiz biçimde resmileştirir.
Noterde imzalanacak bir vekâletname ya da şirket kuruluş belgesinde, Türkçe bilmeyen taraf için yeminli tercüman bizzat hazır bulunur ve metni ardıl olarak aktarır. Mahkeme duruşmalarında, emniyette ifade alınmasında, nikâh işlemlerinde de yöntem ardıldır; çünkü tutanağa geçen her ifadenin tek tek karşılığı verilmelidir.
Fabrika gezisi, saha denetimi, makine devreye alma eğitimi gibi ayakta ve hareket halinde yürüyen işlerde de ardıl tek pratik yöntemdir. Tercüman ekiple birlikte yürür, makinenin başında durur, teknisyenin gösterdiği parçayı görerek çevirir. Bu tür işlerde tercümana teknik terim listesini önceden göndermek, çevirinin doğruluğunu belirgin biçimde artırır.
Ankara'da düzenlenen etkinlikler için ardıl ve simultane tercümanlık hizmetimizin kapsamını inceleyerek toplantınızın yapısına uygun kurulumu birlikte belirleyebiliriz.
Evet. Chuchotage da denen bu yöntemde tercüman, çeviriye ihtiyaç duyan bir veya iki kişinin yanında oturur ve alçak sesle eş zamanlı çeviri yapar. Teknik olarak simultanedir ama ekipman kullanılmaz. Salonda yüz kişi varken yalnızca yabancı bir konuk çeviri istiyorsa ideal çözümdür. Üç kişiyi aşan gruplarda ses hem tercümanı yorar hem çevredekileri rahatsız eder.
Toplantının kalitesini belirleyen şey çoğunlukla hazırlıktır. Kısaltmalarla dolu bir sunum, kurum içi jargon veya rakam yoğun bir mali tablo, önceden görülmediğinde kabinde risk yaratır.
Sunumların son hali toplantı sabahı değişebilir; bu normaldir. Yine de taslak sürümün birkaç gün önce paylaşılması, tercümanın konuya hâkim olmasını sağlar.
Bütçeyi düşürmek için tek tercümanla tam gün simultane planlamayın. Kabinde dönüşümlü çalışma bir konfor tercihi değil, çeviri doğruluğunu koruyan bir zorunluluktur; yorgunluk arttıkça atlama ve hata oranı yükselir.
Sık rastlanan bir düzendir. Sabah oturumu simultane yürütülür, öğleden sonraki atölye çalışmaları küçük gruplara ayrıldığında ardıl veya fısıltı tercümesine geçilir. Aynı şekilde büyük salonda simultane dinleyen bir heyet, ara verildiğinde ikili görüşme için tercümanı yanına alabilir. Böyle bir plan varsa tercüman ekibine baştan bildirilmesi, görev dağılımının doğru kurulması açısından önemlidir.
Apostil, yeminli tercüme, noter onayı… hangisi ne demek?
Tercüme Terimleri Sözlüğü